Yazıya Dökülen Anlar ve Seçilmiş Hikâyeler

Bazen yaşanan bazı buluşmalar, sadece o anla sınırlı kalmıyor. Enerjisi, sohbeti ve hissiyle içimde iz bırakan anları yazıya dökmeyi seviyorum. Bu yazılar, benim dünyamdan küçük kesitler; hislerimden, atmosferden ve paylaşılan uyumdan bahseden özel satırlar.

Ancak şunu özellikle belirtmek isterim:
Her görüşme yazıya dönüşmez.
Bu, bir tercih meselesi olduğu kadar, bir hassasiyet meselesidir. Herkesin enerjisi, mahremiyeti ve beklentisi farklıdır. Bazı anlar sadece yaşanır ve orada kalır; bazıları ise kelimelere dökülmeyi hak eder.

Yazdığım her satırda, karşımdaki kişiye duyduğum saygı ve gizlilik önceliğimdir. Kimse kendini bir beklenti içinde hissetmemeli ya da "yazılmadım" diye eksik düşünmemeli. Çünkü yazıya dönüşmek, bir ayrıcalıktan çok, o anın bende bıraktığı özel bir iz ile ilgilidir.

Benim için önemli olan, yaşanan zamanın kalitesi ve karşılıklı uyumdur. Yazılan ya da yazılmayan her buluşma, kendi içinde değerlidir ve aynı özenle hatırlanır.

Burası, seçilmiş anların paylaşıldığı bir alan.
Gerisi her zaman sadece bize ait kalır.

Bade Karaaslan – Gücün En Baştan Çıkarıcı Hali